6X01 :: THE BEGINNING

(Giriş bölümünden önce, 5. sezonun finalinden ve filmin önemli olan tüm kısımlarından parçalar gösterilir. Arının SCULLY’yi sokması ve yükselerek bulutlarda kaybolan uzay gemisi de bunlar arasındadır.)


SAHNE 1

(Çölün üzerinde gün ışığı parıldamaktadır. Gömlekli ve gravatlı iki adam, üzerinde Roush Teknolojileri’nin çift sarmallı DNA amblemi olan beyaz bir karavana koşarak gelir ve içerde bekleyen diğer altı adama katılırlar. ÖNDEKİ ADAM, muhtemelen patronları olan kişi, acele etmelerini söyler.)

ÖNDEKİ ADAM: Acele edin! Hmm, bir dahakine, işi bırakmadan önce belki bir kaçak yer bırakırız. Tamam mı, %%%? ((burada anlayamadığım bir küfür söylüyor olmalı))

İŞEYEN ADAM 1: İşaretlerdeki dili okuyabildin mi, adamım?

ÖNDEKİ ADAM: Bu senin IQ seviyen mi yoksa annenin %%% sayısı mı?


SAHNE 2

PHONEIX, ARIZONA, 17:46

(Karavan gitmeye devam etmektedir. Arkada oturan başka bir adam, SANDY, ÖNDEKİ ADAM’ın yanına gelir. Kontrol edilemez biçimde titremektedir.)

ÖNDEKİ ADAM: Sen de olamazsın, Sandy? Üzgünüm, adamım. Eve gidene kadar tutmak zorundasın.

(SANDY karşılık vermez, terlemekte ve titremektedir. Karavan bir varoş evinin önünde durur. SANDY, titreyerek arabadan dışarı çıkar.)

ÖNDEKİ ADAM: Yarın görüşürüz, Sandy.

(Karavan gider. SANDY eve girer ve hemen termostata bakar. 60 dereceyi göstermektedir ((burada 60 Fahrenheit = 15.556 Santigrat derecedir)). Dereceyi sonuna kadar yükseltir ve oturma odasındaki kanepeye yerleşir. Donuyor gibi görünmektedir. Acı içinde güçlükle solumaya başlar, sonra ellerine bakar. Deri ve dokuları neredeyse saydamlaşmıştır. Sallanmaya başlar.)


SAHNE 3

07:04

(Ertesi sabah, karavan, gazeteci çocuk gazeteyi atarken evin önüne gelir. Zili çalarlar. Karşılık gelmez. ÖNDEKİ ADAM, SANDY’nin kapısını çalar. Cevap yoktur. Duvarda bilimadamı görünümündeki SANDY’nin resimleri vardır. Aile resimlerine benzememektedirler. ÖNDEKİ ADAM, kilitli olmayan kapıdan içeri girer ve aşırı sıcağa tepki verir.)

ÖNDEKİ ADAM: Hey, Sandy, tak tak. (termostatı görür [KAPALI ÇEKİMDE şunu der: Burası bir fırın kadar sıcak]) Hey, Kumadam? Hey... sıcak köpek, gel hadi. (SANDY’yi kanepede otururken bulur ve dikkatini çekmek için el çırpar) Carpe Diem.

(ÖNDEKİ ADAM, cesede daha çok yaklaşır ve SANDY’nin göğsünün ortasında açılan kanlı deliğe bakakalır. Korkmuş halde geri çekilir ve bu sırada koridordan bir ses duyar. Bir şey ona bakmaktadır. BU SIRADA: Karavandaki adamlar beklemektedir. Evden, ÖNDEKİ ADAM’ın çığlığı duyulurken yaratık da adamın adamın üstüne atlamıştır.)

ÖNDEKİ ADAM: İmdat!

(Kapıdan dışarı çıkmaya çalışır, fakat o da kanlar içindedir, kayar ve kapı koluna ulaşamaz. Görülmeyen şey onu kameranın dışına alır ve çığlıklar devam eder.)


SAHNE 4

(MULDER, ufak karanlık bir ofisde, elektronik büyüteç ve bilgisayarını kullanarak, yanmış bir kağıdın parçalarını birleştirmekle meşguldür. Üzerinde güçlükle şu kelimeler okunur “FEDERAL ARAŞTIRMA BÜROSU”

(ANIMSAMA: MULDER, konferans odasındaki OPR heyetine hitap etmektedir. İçerde çok sayıda Yardımcı Yönetici hazır bulunmaktadır.)

MULDER: Belgelerden nemi ayırmayı sağlayan bir işlemle ve parçaların tekrar bir araya getirilmesiyle, aylar önce büromda imha edilen dava malzemelerinin büyük bir yüzdesini kurtarabilirim. Ve oldukça sıkıcı ve zaman alıcı bu işlem devam ederken, şimdiye kadar kurtardıklarım, Ajan Scully ve benim X Dosyaları’ndaki işimize derhal başlamamız için yeterli olacaktır.

(SCULLY’nin odaya girmesiyle, MULDER, ona döner. SCULLY, MULDER’ın yanındaki koltuğa otururken birşeylerden rahatsız olmuş gibi görünmektedir. Yardımcı Yönetici (YY) MASLIN, siyah saçlı bir kadındır. Ruhsuz bir biçimde önündeki dosyaya bakar.)

YY MASLIN: Ajan Mulder... Ajan Mulder, burada kötü amaçlı küresel hakimiyet planları hakkında, oldukça havada kalan, yukarı tırmanan bağlantıları boş bırakılmış bir rapor var. Bu belirsizliği ortadan kaldıracağını varsayacağımız veri veya destekleyici listelenmiş bir kitap var mı?

MULDER: Evet.

YY #1: Görüyorum ki ünlü küstahlığınız henüz tamamıyla kaybolmamış. Bizden, kutupta gömülü bir uzay gemisi ve sizin bundan ölümüne kaçışınızla ilgili bu raporu kabul etmemizi mi istiyorsunuz?

MULDER: Buz, gemi yanımızdan yukarı yükselirken aşırı derecede ısıtıldı ve bu da buz kütlelerinin çökmesine neden oldu.

YY #1: Tüm bu hikaye temel olarak net değil ve, bu yüzden, net olmayan sonuçlarla desteklenmiş.

MULDER: Öyleyse, Ajan Scully ve benim tıbbi durum raporlarımıza daha yakından bakacağınızı umuyordum.

YY #2: Onlar boş bağlantılar, Ajan Mulder... Ben orada Siyah Giymiş Adamlar gördüm gibi birşeyler değil mi onlar?

MULDER: (duraklar) Ben Siyah Giymiş Adamlar görmedim.

YY #2: Şey, o kahrolası güzel bir filmdi.

MULDER: Her ne kadar tüm bunlar bilim-kurgu gibi görünüyorsa da, raporumuzun geçerliliğini kanıtlayabiliriz ve kanıtlayacağız.

YY MASLIN: Ve, böylece, nokta koyuldu... Ben – ben sadece bu işi hemen halletmeye çalışıyorum. Boş kalan kısımlar için son nokta, gezegen üzerinde emelleri olan bir grup adamın bu işi kontrol ettiğini farzetmekmidir?

(SKINNER, rahatsız olmuştur.)

MULDER: Kendi hükümetimiz içinde bir gölge tezgahlama.

YY MASLIN: Çölün ortasında yetiştirdikleri mısırların polenleri genetik olarak bir virüs taşıması için değiştirilmiş ve bu virüs arılar tarafından taşınırak insanlara geçip, dünyadışı biyolojik bir varlığın insan evsahibinin içinde büyüyebilmesini sağlayan adamlar mı?.

MULDER: X Dosyaları tekrar açıldığı için bunu ispatlayacağız.

YY #1: Küstahlığınız, bu davadaki yöneldiğiniz ihtimallerin çok ötesinde.

MULDER: Anladığımdan emin değilim.

YY #1: Antartika’daki çıngırak tuzaklı hikayenizden çok, X Dosyalarına geri atanmanız konusunda kendinizi savunmak için buradasınız.

YY #2: Bazı pahalı seyahat harcamalarından bahsetmiyoruz bile.

(MULDER, ona bir bakış atar.)

AD MASLIN: Size FBI’ın bir bilim okulu veya kişisel kan davalarınız için çalışacağınız bir yer olmadığını hatırlatmama izin verin. Ve umarım, devameden bir araştırmayı desteklamak için bize gösterecek yeterli kanıt sunabilirsiniz.

MULDER: Ajan Scully, X Dosyalarına, bir bilim insanı olarak atandı, arılardan biri onu soktu ve virüsden etkilendi. Bu gün, o, kuvvetli ve açık bir kanıtla burada... bilimsel kanıtlara göre, etkilendiği virüs, aslında dünyadışıydı.

(Son cümleyi tam bir güven içinde söyleyen MULDER, SCULLY’ye döner. SCULLY, konuşmaya başlar, sonra durur, açıkça görülmektedir ki ne söyleyeceğinden emin değildir. MULDER, kendisini destekleyemeyeceğini anlar ve şaşkınlıkla bakakalır.)

(Sonrası, MULDER ve SCULLY, konferans odasından çıkar. Birbirlerinden hoşnut değillerdir.)

MULDER: Bir dahakine, palyaço elbisesi giyip, balon hileleri yapacağım.

SCULLY: Mulder, bu kadar ileri gidilmeyeceğini umuyordum.

MULDER: Orada olmamın tek nedeni, gördüklerimizin bilimsel bir temeli olduğuna beni ikna etmendi.

SCULLY: Mulder, bir defa daha hatırlatmama izin ver... ben çok azını gördüm.

MULDER: Bak, Scully, bu sefer özürün işe yaramayacak. Sen oradaydın ve o virüsden etkilenmiştin.

SCULLY: Mulder, evet bana olanların bilimsel bir temeli bar. Bir virüse yakalandım ama değişim geçirmiş bir virüse. Mulder, bu senin düşündüğün şey değil. Bak, bunu tanımlayamıyorum, Mulder – üç ayrı testten geçtim – ama hiç şüphe duymadan sana söyleyebilirim ki bu virüsün DNA ve protein yapısı dünyamızdakilerden farksız.

MULDER: O virüsün ne yaptığını gördüm. Yeni bir yaşam... insan içinde bir uzaylı yaşamı oluşturduğunu gördüm.

SCULLY: Virüs insan hücrelerini yok ediyor, fakat hepsi bu Mulder. Hiçbirşey yaratmıyor. Bak, sana bunu söylemekten hoşlanmıyorum... ve duymak istemeyeceğini de biliyorum... benden ve gördüklerimden şüphelenemezsin demiyorum, ama bilimden şüphe duyamazsın.

(MULDER, cevap vermez ve sinirli biçimde yürür gider. SCULLY, üzüntüyle gidişini seyrederken içini çeker.)


SAHNE 5

NEW YORK ŞEHRİ

(BİRLİK, konferans odası. SİGARA İÇEN ADAM (SİA), BÜYÜKBAŞLAR’a, ölen adam, SANDY’nin fotoğraflarını göstermektedir.)

SİA: Phoneix’de cesedi buldukları yerde, bir miktar çamur da varmış. Yerel güçler bununla ilgileniyor. Fotoğraflar suç raporcuları tarafından çekilmiş.

BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ:Bunlar basına dağıtıldı mı?

SİA: Kaybolan çılgın bir yerli hakkında bir hikaye uydurdum. Büyük ihtimalle, toplumun böyle... açıklayamayacağı bir şey için, Kırmızı Adam’ı suçlamaya gönlü razı olmayacaktır.

İKİNCİ BÜYÜKBAŞ: Nasıl oldu bu?

SİA: Bizden biriydi. Virüs üzerinde çalışırken, yanlışlıkla kendisine şırıngalamış olmalı.

BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ: Bu şey canlı mı?

SİA: Evet. Bir adamı öldürmüştü.

BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ: Şimdi dışarıda biryerlerde mi?

SİA: Bildiklerim bu kadar.

İKİNCİ BÜYÜKBAŞ: Yüce Tanrım, bu şeyin kaybedemeyiz.

SİA: Durumu idare ediyorum.

BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ: İstediğin herşeyi yönetebilirsin. Birisi bunu bulmak zorunda.

SİA: Birisi onu öldürmeli (BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ ona bakar). Cevap da tehdide eşit olmalı.

BİRİNCİ BÜYÜKBAŞ: Bu sorunu halledebilecekmisin?

SİA: Evet.


SAHNE 6

(Mulder, yeni ofisinde gene parçaları bir araya getirmekle meşguldür. SKINNER, içeri girer.)

SKINNER: Vaktini boşa harcıyorsun.

MULDER: Göreve yeniden atanma savunmamız için kanıta ihtiyacınız var. Bunları küllerin arasından daha yeni getirdim.

SKINNER: Depolayacağın hiçbirşey sana yardımcı olamaz Ajan Mulder. Bu bitti ve haloldu. X Dosyalarındaki geri atanmanız rededildi.

MULDER: (sinirlenir) Nasıl rededilebilir? İlk etapta sadece biz X Dosyaları’nın tekrar açılması için yeterli sebeptik. Bunun için başka bir nedene gerek yoktu.

SKINNER: Ben tartışmıyorum...

MULDER: Peki, öyleyse, kiminle tartışacağız?

SKINNER: Bu koridorlarda kesin bir dokunulmazlıkla yürüyen tazgalamanın üyelirinden hiçbirinin, ardında ayak izi bırakması için yeterli baskı ve nedeninin olmadığını, ne zaman kabul edeceksin?

MULDER: Seçme hakkım var mı?

(SKINNER duraklar.)

SKINNER: Hemfikir olarak var.

(SKINNER, özür diler biçimde MULDER’a bakar. MULDER’ın biligisayarını kapatmasıyla fanın sesi kesilir. Plastik poşetlerde bir kutu dolusu dosyayı kucaklar ve kapıya yönelir. SKINNER, hala kapıda ayaktadır.)

MULDER: (soğuk bir tavırla) Afedersin.

SKINNER: (isteksizce geri adım atar) Dışarda, çoğunluğun içinde size yardımım olmaz, Ajan Mulder.

MULDER: Dışarda veya içerde. Benim için yapabileceğin bir lanet olası şey bile görmüyorum.

SKINNER: Onların desteğini kırabilirsin, Ajan Mulder, virüs konusundaki kanıtlarla bunu yapabilirsin. Söylediklerinin doğru olduğunu kanıtla.

MULDER: Henüz böyle bir kanıtım yok.

SKINNER: Belki bunu sana ben verebilirim. Orada bir dosya klasörü var. Eski ofisindeki masanda.

(Kısa süre sonra, MULDER, eski ofisine girer. Oda temizdir. Kapıda büyük bitkiler vardır. Duvarda ve masanın üzerinde, kahverengi kağıda sarılı bir dosya haricinde hiçbir şey yoktur. MULDER, kucağındaki bir kutu dolusu dosyayı masanın diğer kenarına bırakır ve dosyayı açar. İçinde, SADNY’nin, göğsündeki deliğin göründüğü fotoğrafları vardır. MULDER’dan habesiz olarak Ajan SPENDER ofise girer.)

SPENDER: Bu benim için mi? Ajan Mulder?

MULDER: (dosyayı yerine sokar) Evet, eğer dosyalama işimi yapacaksan.

SPENDER: Dosyalama işin mi?

MULDER: Benim ofisimde ne yapıyorsun, Ajan Spender?

SPENDER: Sanırım ortada bir iletişim eksikliği var. Galiba birisi seni yanlış bilgilendirmiş.

MULDER: Eğer X Dosyalarında çalışmak için buraya gönderildiğini söyleyeceksen, bence hatalı olan basit yargıdır. Hangi yüksek rütbelinin seni buraya yolladığı umurumda değil. Ben buraya hayatımı adadım. Bir kızarık burunlunun gelip de bunların hepsini benden almasına izin vermeyeceğim.

SPENDER: Senin paranormal uçuk – kaçık işlerine inanmıyorum. Bu nedenle, senin yerini aldığımı falan sanma.

MULDER: Hayır? Kim bu?

(SPENDER, cevap vermez. DIANA FOWLEY, ofise girer.)

DIANA: Fox.

MULDER: (hafifce elini kaldırır) Diana, tekrar yere basıyorsun. (dosya dolu kutusunu kapar ve kapıya yönelir). Sanırım beni bıçaklayabilmenizin tek yolu arkam dönük olduğu zamandır.

(DIANA ve SPENDER, birbirlerine bakarlar ve sonra ofisdeki işlerine geri dönerler. MULDER’ın bakmakta olduğu yeni dosyanın masada olmadığını görürüz.)


SAHNE 7

(Bilinmeyen bir araştırma merkezi. SİA, koridordan aşağı yürür ve bir ameliyat odasına bakar. “Sigara İçilmez” lambasının yanık olmasına rağmen, bir sigara yakar ve odaya girer. İçerde, bir grup doktor, bir hastanın kafasıyla uğraşmaktadır. Doktorlar, SİA’ın gelmesine şaşırırlar ancak sigarasına karşı çıkmazlar.)

SİA: Hastaya bandajlı ve elbise giydirilmiş halde ihtiyacım var. Bir geziye çıkacağız.

DOKTOR: Onu ne için istiyorsunuz?

SİA: Söylediklerimi tekrarlamayacağımdan eminim. Lütfen çocuğu hazırlayın.

DOKTOR: Fakat şu an yaptığımız şey onu öldürebilir.

SİA: Durumu basitleştirmeme izin verin. Ya o, ya da biz.

(SİA, dışarı çıkar. Kamera, yanında duran hastaya döner. Bu, GIBSON PRAISE’dır. Yarı uyanık haldeyken ve doktorların yaptığından memnun görünmemektedir. Başı, tıraş edilmiştir ve bandajlanmış çapraz kesiklerle doludur.)


SAHNE 8

PHONEIX, ARIZONA, 16:58

(MULDER ve SCULLY, SANDY’nin evine girer. Ceset kaldırılmış olmasına rağmen, olay mahaline dokunulmamıştır. MULDER, doğruca içeri gider. SCULLY ise kapıda beklemektedir.)

SCULLY: Mulder, sadece hatırlatmak isterim ki, yerel polis güçlerine haber vermediğimiz için, teknik olarak, olay mahalini bozma yasağını çiğnediğimizden, eyalet yaslarına karşı geliyoruz.

(SCULLY, kapıyı kapatır ve yerdeki kurumuş kan ile şu anda bantlanmış ve kırık olan kapı kolunu farkeder.)

MULDER: (koridordan) Scully, gelip, şuna bir bakarmısın. Daha önce hiç buna benzer bir şey gördün mü?

(Kapının yakınındaki duvarda, yaklaşık 3 feet ((= 0,91 metre)) boyunda, derin, dikey yarık izleri vardır.)

SCULLY: Bunlar da ne?

MULDER: Dosyadaki araştırmacının raporlarına göre, bunlar; bir Amerikan Yerlisinin bilimadamına saldırması sonucu oluşmuş.

SCULLY: Ne çeşit bir silahla?

MULDER: Dosyada çıplak elleriyle olduğu yazıyor.

(SCULLY, daha da derin izlerin bulunduğu yeri fakeder.)

SCULLY: Çıplak elleriyle mi? Mulder, bu sert mobilya ağacı.

MULDER: Hı – hımm.

SCULLY: Bu tür keskin izler kimsenin çıplak eliyle yapılamaz. Bir alet kullanmadan olmaz. Şu da nedir?

(MULDER, duvardaki yarıklardan birinden, ufak, kara bir nesne çıkartır ve araştırma için onu alır.)

MULDER: Oğğ. Birisi tırnağını kırmış.

SCULLY: Hayvan mı?

MULDER: RuPaul değil. (okur) Diğer kurbanın bedeni, burada kanepede bulunmuş. Gövdesinden koparılmış haldeymiş. Fakat otopsi raporları, ikisi arasıda saatler olduğunu söylüyor ki, bu da ikinci saldırıdan saatlerce önce öldüğü anlamına gelir.

SCULLY: Yani saldırgan hiç ayrılmadı.

MULDER: Ortada saldırı yok. Bence doğum gününü kutluyordu. İlk kurban bir şekilde virüsden etkilenmiş olmalı. Tam burada, kanepede, yani yaratığın doğduğu yerde.

SCULLY: (uyarır) Mulder...

MULDER: Bu, adamın gövdesine uygulanan şiddeti açıklar. Virüs, dünyadışı biryolojik bir varlık üretiyor ve o da göğsünü parçalayarak kendini doğurdu. Bak.

(Dosyadaki resmi gösterir.)

SCULLY: Mulder, az önce tanımladığın hikayeye göre, gebelik bir günden az sürdü. Aslında 12 saat kadar. Tamam, bilimsel tartışmayı unut, fakat bir an için bunun yeni doğan bir şey tarafından yapıldığını söylemiyormusun?

MULDER: Tam olarak bunu söylüyorum.

{Sadece KAPALI ÇEKİMDE:

{SCULLY: Mulder, hayvanlar aleminde bu tür bir vahşeti yapabilecek hiçbir tür yoktur.}

(Evin dışında, bir araba park edilir. MULDER ve SCULLY bunu görmez. SİA ve başından kan sızan GIBSON, arka koltuktadırlar.)

GIBSON: O buradaydı... ama şimdi gitmiş.

ŞOFÖR: Bakmam lazım.

GIBSON: (dikkatlice, sinirli biçimde, belki de MULDER ve SCULLY’yi korumak için) O burada değil. Neden benden bu kadar korktuğunuz halde bana inanmıyorsunuz?

SİA: (ŞOFÖR’e) Çocuk onu bulacak.

(ŞOFÖR arabayı sürer. Evde MULDER ve SCULLY neredeyse kapıdan çıkmak üzeredir.)

MULDER: Ortada tartışılacak bir şey görmüyorum. Sen kendin, suç dosyasının yalan olduğunu söylüyorsun.

SCULLY: Mulder, bu senin kuramını öylece kabul edeceğim anlamına gelmez.

(Tam araba ayrılırken evden dışarı çıkarlar.)

MULDER: Ne önemi var ki? Gelip seni kıçından ısırması mı gerekir? Ben o yaratıkları gördüm. Yaşamı yok edişlerini gördüm. Sen de görmüş olmalıydın, ama virüse yakalanmıştın. Onların arasından benim omuzumda geçtin.

SCULLY: Mulder, ne yaptığını biliyorum. Bana ne olduğunu biliyorum, ama bilimi inkar ederek olmaz, ben yapamam... Dinle, Mulder... (yakından MULDER’ın elini kavradığını görürüz) Bilimselliğimin seni dürüst kıldığını söylemiştin. Bu yüzden varsayımlarını sorguluyorsun. Bu yüzden, ben seni bütün bir insan yapıyorum. Eğer şimdi değişirsem... bu doğru... veya dürüstçe olmaz.

MULDER: Tüm varlığımız süresince bu gezegende dünyadışı yaşamın da süregeldiğinden bahsediyorum. Bu cüceler ve üstün olanlar tüm insanlık tarihine hükmettiler. Üzgünüm, Scully, fakat bu defa senin bilimin hatalı (ondan uzaklaşır).


SAHNE 9

ROLLING HILLS NÜKLEER GÜÇ FABRİKASI, PHONEIX’İN 60 MİL DOĞUSU

(Fabrikanın içinde, bir mühendis, HOMER, sistem ekranının önünde oturmaktadır. Şu an uyuyordur. Radyoda “put on a happy face” isimli parça çalmaktadır. Başka bir mühendis içeri girer ve HOMER’ı korkutur.)

MÜHENDİS 1: Uyan, Homer.

HOMER: Uyanıktım. Sadece düşünüyordum.

MÜHENDİS 1: Evet, bu ilk olacaltı. Sistem kontrolü için 10 dakika geciktin.

HOMER: Eğer bir sorun olsaydı, bunu duyardık. Tıpkı Arizona’nın klima olmadan 10 dakika bile yaşayamayacağı gibi.

MÜHENDİS 1: Hey, Homer, soğutma sisteminde kanlı bir şey buldum. Şunu gördün mü? Beş derece uzakta. Bu belki... belki de çekirdek reaktörün içindedir.

HOMER: Hayır, hayır, hayır. Belki de ekranın parlamasıdır.

MÜHENDİS 1: Telefon her an çalabilir. Belki kontrol etmek istersin.

HOMER: Pekala.

(HOMER, radyoyu kapatır ve şarkıyı kendi söyleyerek, araştırmaya gider. Arkasında tüyler ürpertici bir ses duyar ve borulardan birinin etrafında pençe benzeri bir el görür. Hemen bir ingiliz anahtarı alıp ona dokunmaya çalışır ancak pençe aniden HOMER’ın elini yakalar. Kamera koridora çevrilirken, HOMER’ın çığlıklarını duyarız.)


SAHNE 10

(Sonrası, güç fabrikasının dışı. Çok sayıda polis ve suç mahali görevlisi etrafdadır. MULDER ve SCULLY arabayla olay yerine gelir. Arabayı SCULLY kullanmaktadır. İkisi de hemen binaya yönelir. Ancak, FBI ceketi giymiş SPENDER ile yüzleşirler.)

SPENDER: Sadece yetkili memur ve personel geçebilir. Burası kapalı bir bölge.

MULDER: Ne oldu burada?

SPENDER: Gitmek zorundasınız, Ajan Mulder...

MULDER: Bir adamın burada öldürüldüğüne dair telefon aldık.

SPENDER: Kimden aldınız? Yardımcı Yönetici Skinner’dan mı?

MULDER: Geçmemize izin ver.

SPENDER: Yetkili olmanız gerekirdi. Üstlerinize karşı geldiniz ve hiçbir neden veya izin olmadan buraya geldiniz. Bunun için size ihtar yazdıracak ve YY Skinner’ın hareketleri için de gözaltı talep edeceğim.

(MULDER, yine FBI ceketi giymiş DIANA’yı görür.)

MULDER: Diana, girmemize izin ver.

DIANA: Yapamam. Bu fabrika NRC tarafından mühürlendi.

MULDER: Bir adam öldürüldü.

DIANA: Bir çalışan, reaktörde sistem hatasının olduğu yerdeki bir kazada öldü.

MULDER: Öyleyse neden buradasınız?

DIANA: Diğer iki ölümle bağlantılı olma ihtimaline karşı buradayız. Ofisimizden çalınan bir dosyadaki davayla ilgili.

MULDER: Bir bağlantı var.

SCULLY: (kolunu yakalar) Hadi gidelim buradan, Mulder.

MULDER: Umarım ne yaptığını biliyorsundur, Diana. Umarım kimin ayak işini yapmakta olduğunu biliyorsundur.

DIANA: Bence biliyorum.

(MULDER, SCULLY’nin kendini arabaya yönlendirmesine izin verir.)

SCULLY: Bir yere varmıyordun, Mulder. Bu sadece durumu daha da kötüleştiriyordu.

MULDER: O burada, Scully ve onlar bunu biliyor.

SCULLY: Nasıl bilirler? Mulder, nasıl biliyorsun bunu?

(MULDER, arabanın arka koltuğuna bir göz atar ve SCULLY’ye döner.)

MULDER: Anahtarı bana ver ve arabaya bin.

(SCULLY, anahtarları verir ve MULDER arabanın etrafından dolaşırken o da arka koltuğa geçer. Bu sırada arka koltukta GIBSON gizlice uzanmış saklanıyordur. SCULLY, çocuğun kanlanmış bandajını çıkarır ve başını kucağına alır.)

SCULLY: Oh, aman Tanrım. Gibson. Çok üzgünüm tatlım. Gibson? Gibson? Gibson, canım? Oh, Tanrım.

(GIBSON’dan bir karşılık gelmez.)


SAHNE 11

CAMELBLACK VIEW MOTELİ, 19:52

(Aynı akşamın geç saatleri, SCULLY’nin motel odası. SCULLY, yastıklarla desteklenmiş olarak yatan GIBSON’ın yanında oturmaktadır. Dikkatlice, çocuğun bandajlarını keser. Son parçayı da çıkartırken, MULDER içeri girer ve yatağın yanına gelir. GIBSON’ın başının etrafındaki dikişlere bakarlar. Yara yerler kızarmış ve kabarmıştır.)

GIBSON: (ne düşündüklerini bilerek) Frankenstein mı? Gerçekten mi?

SCULLY: (yere bakar) Hayır. Hayır, çalıştığın doktorlar gerçekten iyimiş. Dikişleri güzel atmışlar.

GIBSON: Onların kasap olduğunu düşünüyorsun.

MULDER: Onlar zaten kasap.

SCULLY: Bandajlarını değiştirmeliydiler, Gibson. Dikişlerin kabarmış, mikrop kapmışsın ve biraz ateşin var. Neden sana bunu yaptılar?

GIBSON: Çünkü ben insanların aklını okuyabiliyorum.

MULDER: Nasıl arabamıza bindin?

GIBSON: Onlar bakmadığı sırada, sessizce sıvıştım. Ne düşündüklerini bilirken bunu yapmak çok kolay.

MULDER: Neden buradasın?

GIBSON: Beni bu işde kullanıyorlar, çünkü onunla bağlantı kurabiliyorum.

SCULLY: Neyle bağlantı kurabiliyorsun?

GIBSON: Zaten biliyorsun. Sadece inanmak istemiyorsun.

(MULDER ve SCULLY, bir anlığına birbirlerine bakarlar, sonra odanın bir köşesine gidip sessizce konuşurlar.)

MULDER: Çocuk bu şeyi bulabilir.

SCULLY: Mulder, bu çocuğun hastaneye gitmesi lazım.

MULDER: Ateşini düşürebiliriz.

SCULLY: Mulder, onu bir çeşit çulluk avına sokamazsın. Durumu müsait değil. Acil tıbbi bakım yapılabilecek bir yatakta olması gerekir. Söylediğim şeyler senin en çok ilgi alanına giren şeyler, tamam mı? Her türlü önlemi almalıyız. Tüm gücümüzü kullanarak, bu çocuğun başına bir şey gelmeyeceğinden emin olmalıyız. Çünkü o her ne olursa olsun, her ne yetenek verilmiş olursa olsun, o senin bilimsel kanıtın. Tam söylediğimiz gibi. X Dosyaları’ndaki herşeyin anahtarı bu çocuk olabilir.

MULDER: Bizim X Dosyalarımız yok.

SCULLY: Hayır, ama ya bu çocuk söylediğin herşeyi doğrularsa? O bizim son ve en iyi şansımız olabilir.

(İkisi de, kendilerine bakmakta olan GIBSON’a dönerler.)

(Sonrası, MULDER, GIBSON’ı arabasına taşır. SCULLY, sürücü koltuğundadır. Çocuğun arka koltuğa yerleştirilmesiyle bir araba yanlarına gelir ve sesli biçimde fren yapar. Parlayan farlar sürücüyü görmeyi engelliyordur.)

DIANA: (arabadan) Ajan Mulder. Fox, arabadan ineceğim. Yalnızım, tamam mı?

(MULDER, ön koltuğun kapısını kapatır ve DIANA’nın arabasına yürür. DIANA, arabadan iner. SCULLY, onları seyreder ancak duyamaz.)

MULDER: (onunla karşılaşmayı beklememektedir) Diana, burada ne işin var?

DIANA: Sana önceden söyleyemedim. Ben bu göreve atandım, Fox, tamam mı? Bu işi teklif ettiler. Senin yararına...

MULDER: Dinliyorum.

DIANA: ...hizmet eden birinin varlığından emin olman için bir şans ele geçirdim. Senin işlerine inanan biri. Hey, sen ve ben X Dosyalarını birlikte bulduk. Bunu unutma.

MULDER: Seni kim gönderdi?

DIANA: Kendim geldim.

MULDER: Neden? Senin asil amaçlarına beni ikna etmek için mi?

DIANA: Dinle beni. O şey, Dört Numaralı reaktör binasının içinde bir yerlerde. Şimdi, bulup yok etmelirine izin verebiliriz veya onu kendimiz buluruz. Kanıta ihtiyacın var, Fox. Çok yaklaştın. Neden bunu göremiyorsun?

(MULDER, SCULLY’nin yanına döner ve yolcu koltuğunun kapısını açar.)

SCULLY: Mulder, neler oluyor?

MULDER: Sen Gibson’ı al.

SCULLY: Nereye gidiyorsun?

MULDER: O şeyi bulmaya.

(MULDER, kapıyı kapatır ve DIANA’nın arabasına biner.)


SAHNE 12

(MULDER ve DIANA, arabada.)

DIANA: Ajan Spender ve ben bir telefon aldık. Bir saat önce uçaktayken acil olarak bağlatı kurduk.

MULDER: Kiminle?

DIANA: Nükleer reaktördekilerle. NRC, sahnedeki ilk kişilerdi. Bir kurban buldular ancak biz oraya gidene kadar yerinden kaldırılmıştı. Cesedi asla göremedik.

MULDER: Kim kaldırmış cesedi?

DIANA: Bilmiyorum. Düzgün bir cevap alamadım. NRC, ısı geçiş sistemindeki bir sorun yüzünden dört numaralı reaktörü mühürledi. Bunun manıklı olduğuna inanıyorum.

MULDER: Belki de bu yüzden o burada. Isı istiyor. Isıya ihtiyacı var. Bu şey anormal derecede hızlı bir hamilelik geçirdi. Ya bunu ısı aktif hale geçirmişse? Virüsü tetikler ve yaratığın ani gelişimini sağlayabilir. Fakat hala ısı arıyor. Neden?

DIANA: Ya peki hala gelişiyorsa? Normal yoldan hiçbir anlam ifade etmeyen bir şeyi aradığımız kanısında değilmisin?

(MULDER’ın sıkça kullanmadığı bir cevap gelir.)

MULDER: Hayır.


SAHNE 13

PHONEIX SAMARITAN TIBBİ MERKEZİ

(Hastanede, tekerlekli sandalyeye alınır. SCULLY, hemen yanında onula yürür.)

SCULLY: İyi olacaksın, Gibson. İyileşeceksin.

HASTABAKICI: Bir yatağı hazırlayalım.

GIBSON: (SCULLY’ye) Daha çok test yaptırmalısın.

SCULLY: Seni iyileştireceğiz.

GIBSON: Bunu söyledin, ama tıpkı öteki doktorlar gibi daha çok test yapmalısın.

SCULLY: ( suçlu ve üzgündür) Daha çok test yapmalıyız, Gibson.

GIBSON: Beni iyileştirmek istiyorsun, fakat sadece kendini ve benden öğrenebileceklerini düşünüyorsun.

(Çocuğu tekerlekli sandalyeden yatağa yatırırlar.)

SCULLY: Sen çok özel bir çocuksun, Gibson. Bunu kendin de biliyorsun.

GIBSON: (kabullenmiş ve suçlayıcı bir tavırla) ben çok özel bir laboratuvar faresiyim.

(HASTABAKICI, ikisinin arasına bir perde çeker.)


SAHNE 14

23:42

(Nükleer fabrikanın içinde, MULDER ve DIANA, HOMER’ın öldürüldüğü yerde hızlı olarak etrafı araştırmaktadırlar.)

DIANA: Kurbanın cesedinden arta kalanları bu civarda bulduk.

MULDER: O burada değil.

DIANA: Tam olarak reaktör çekirdeğinin üzerindeyiz. Burası, ısı geçişi soğutma sisteminin bir parçası.

(MULDER, yapışkan bir birikintinin üzerine basar. Diz çöküp, parmaklarını birikintiye daldırır.)

DIANA: Organik gibi görünüyor.

MULDER: Belki de birisi grip olmuştur.

(Boruların içine doğru giden yapışkan sıvıyı takip ederler. MULDER, HOMER’ın ingiliz anahtarını bulur ve borulardaki tırmık izlerini görür. Aynen HOMER’ın yaptığı gibi boruya girer. Güçlükle nefes alırken, aniden elini geri çeker. Sesden ıslak bir şeye dokunduğu anlaşılır.)

DIANA: Ne var? Nedir o?

MULDER: Burada bir şey var.

(MULDER, bulduğu şeyi sürükleyerek dışarı çıkarır ve yaklaşık 4 kiloluk deri artığı olduğu anlaşılır. Kalıntıyı yere atar ve daha yakından bakmak için diz çöker. MULDER’ın, çalan cep telefonu her ikisini de korkutur.)

(SCULLY, elinde cep telefonu, GIBSON’ın hastanedeki çizelgesine bakmaktadır.)

MULDER: (telefona) Evet.

SCULLY: (telefona) Mulder, bazı şeyler buldum. İnanmayacağın bazı şeyler.

MULDER: (telefona) Ditto mu?

SCULLY: (telefona) Gibson’a kan testleri uyguladık ve, Mulder, bünyesinde virüsün olduğuna dair bulgular var.

MULDER: (telefona) Senin yakalandığın virüsün aynısı mı?

SCULLY: (telefona) Ben neredeyse hemfikirim.

MULDER: (telefona) Bunun anlamı ne, Scully?

SCULLY: (telefona) Bilmiyorum... bilmiyorum, fakat bence birşeye varmak üzereyiz. Büyük bir – bağlatıya varmak üzereyiz.

MULDER: (telefona) Bahse girip, sana oynayacağım.

SCULLY: (telefona) Ne?

MULDER: telefona (telefona) Boş ver. Sadece Gibson’a dikkat et.

(BU SIRADA: Gibson’ın kapalı perde içindeki odası. Perdenin açılmasıyla birlikte, GIBSON da o yöne bakar ve ŞOFÖR’ü görür.)


SAHNE 15

(Hastanede, SCULLY, GIBSON’ın yanına döner ancak yatak boştur.)

SCULLY: Bu odada ufak bir çocuk vardı, gitmiş. Ona ne olduğunu bilen birisi var mı? Adı Gibson Praise. Daha az önce bu odadaydı. Ne cehenneme gittiğini bilen birisi var mı?

PHONEIX DOKTORU: Tamam, tamam, tamam. Şimdi sakinleşelim.

SCULLY: Buraya getirdiğim ufak çocuk kayıp.

PHONEIX DOKTORU: Kaybolamaz. Hala yatağında olmalı.

SCULLY: Orada değil!

(BU SIRADA: Ambulans, güç fabrikasına yönelmiştir. ŞOFÖR, geen arabayı kullanmatadır ve GIBSON da yataktadır.)


SAHNE 16

(Fabrikanın içinde, MULDER ve DIANA hala gizlice etrafda dolaşmaktadır. ŞOFÖR ve GIBSON’ın, yürüyerek üzerlerinden geçtiğini görürler. Onlar da araştırmaktadır. MULDER ve DIANA, ikisini takip etmeye başlar. GIBSON ve ŞOFÖR, çekirdek merkezinin üzerindeki bir odaya girerler. Etrafda tankın suyunu taşımak için pek çok boru yükselmektedir.)

GIBSON: O burada.

ŞOFÖR: Nerede?

GIBSON: Burada biryerlerde.

(Merdivenlerden aşağı, bir alt seviyeye inerler. MULDER, bu seviyedeki kilitli bir kapının penceresinden onları görür ve kapıya vurarak bağırır.)

MULDER: Aç kapıyı, seni orospu çocuğu! Aç kapıyı! Aç şunu! Aç şu kapıyı, seni...

DIANA: Fox! Ben gidip başka giriş yolu var mı bir bakacağım.

(DIANA koşarak gider. MULDER, kapıyı tekmelemeye devam eder.)

MULDER: Aç şunu! Aç kapıyı!

(Odanın içinde, GIBSON ve ŞOFÖR, yaratığı görürler.)

GIBSON: Sana burada olduğunu söylemiştim.

(Yaratık, ŞOFÖR’ün üzerine sıçrar ve adamın başını, kapı penceresine vurarak parçalamaya başlar... kan ve diğer parçalar, camın her yerine yayılır. MULDER, kanlanan pencereden, GIBSON’ı görmeye çalışır. Yaratık ve GIBSON’ın birbirlerine baktıklarını görür.)

MULDER: Gibson! Gibson! Gibson!

(Alam zili çalmaya başlar. DIANA önderliğindeki bir grup silahlı güvenlik elemanının MULDER’a doğru gelmektedir.)

GÜVENLİK: İşte orada!

(DIANA, silahın çekip MULDER’a doğrultur. MULDER, ona bakar ve sonra kanlı pencereye döner.)

MULDER: Gibson! Gibson! Gibson! Gibson!

(GIBSON’dan cevap yoktur. sadece ŞOFÖR’ün kanlı cesedi görünür.)

SAHNE 17

(OPR, konferans odası. MULDER ve SCULLY ortada oturmaktadırlar. DIANA, odanın arka tarafında oturmaktadır. SKINNER’ın koltuğu ise boştur.)

AD MASLIN: Söylediğim ve defalarca yenilediğim gibi, Ajan Mulder; FBI, güdülen kişisel kan davalarının yeri değildir. Şimdi, bu kabuller sadece sizin için değil Bürodaki herkes için geçerli. Bizi bu işe bir nokta koymak için zorluyorsunuz. Bazı katı değişiklikler yapmak için. Siz ve Ajan Scully, X Dosyalarıyla ilgili tüm malzemenizle ilişiğinizi keseceksiniz. Redettiğiniz taktirde hemen kovulursunuz. Bir gözaltı süresi belirlencektir. Artık Yardımcı Yönetici Kersh’e rapor vereceksiniz.

(Kamera YY KERSH’e döner. Oldukça sert görünen Afrika-Amerikalı bir adamdır. SCULLY, MULDER’a bakar. MULDER, hiçbir şey demez.)

SAHNE 18

(X Dosyaları ofisi.)

SPENDER: Buraya gelmen beklenmiyordu. Yapılan anlaşma böyle. Yaptıklarının bir bedeli.

SİA: Seni tebrik etmeliyim. İşleri nasıl idare ettiğin taktire değerdi. Mulder’ı nasıl idare ettiğin.

SPENDER: İstediğim şeyi yaptım.

SİA: Çok iyi yaptın, oğlum. O şu an ince bir buzun üzerinde, biliyormusun?

SPENDER: Mulder geri dönecek. Yaşadığı sürece, bundan vazgeçmeyecektir.

SİA: Öyleyse, tabii ki, çareler de olacaktır. Basit ama kesin çözümler. Ben bu tür yöntemler kullanırım. Yerlerini alacaklar. Ama burası değil.

SPENDER: Adam öldürürmüsün?

SİA: Bir adamı öldürebilirsin ama uğrunda ayakta durduğu şeyleri öldüremezsin... tabii öncelikle onun ruhunu kırmadığın sürece. Bu görülecek harika bir şeydir.


SAHNE 19

(MULDER, tekrar yeni ofisinde, yanmış dosyalarla uğraşmaktadır. Kapı açılır. Hemen kimin geldiğini görmek için başını çevirir ve görünce rahatlayıp tekrar işine döner.)

MULDER: Kapıyı kapattığın taktirde sana yardımcı olabilirim. Söylediklerimi tamamamen umursamadığımı görmelerini mümkün olduğunca zorlaştırabilirdim.

SCULLY: (kapıyı kapatır) Söylediğimiz herşeyi, Mulder.

MULDER: X Dosyalarını kaldıramazlar, Scully. Yoruldular.

SCULLY: Biliyorsun ki, Ajan Fowley’in OPR’daki raporu ilginç bir şekilde gerçeklerin üzerini boyadı. Umarım ihanete uğramamışsındır.

MULDER: (ona bakmaz) Ajan Fowley’in raporu bir şeyin son bulduğu anlamına geliyordu. İşi, X Dosyalarını korumak için çaba gösteriyordu.

SCULLY: Mulder, Ajan Fowley’in raporuna göre, gördüğün adam bilinmeyen bir kişi tarafından öldürüldü. Kaybolan ufak çocuğa olanlardan hiç bahsetmedi. Görünüşe bakılırsa, raporu senin haricinde herşeyi koruyordu.

MULDER: Ajan Fowley, kendisini büyük riske sokarak, beni o fabrikaya götürdü ve orada senin inanmayı redettiğin şeyi gördüm. Tekrar gördüm, Scully. Ve her ne kadar raporunda söylememiş olsa da, Diana da onu gördü. Ve sen ne düşünürsen düşün, o kesinlikle gidip de etrafa bunun sırf bilimin ispatlayamadığı bir şey olduğu için gerçek olamayacağını söylemeyecektir.

SCULLY: Senin gördüğüklerinden kuşku duymuyorum, Mulder. Senden kuşkulanmıyorum. Sana inanmak istiyorum, fakat bir yalanla ve kanıtlayabileceğim şeylerin karşısında olarak değil. Bu bir güven meselesi haline dönüşmekte. (MULDER ona bakar) Sanırım her zaman güven olacak.

MULDER: Benden bir seçim yapmamı mı istiyorsun?

SCULLY: Senden kararlarıma güvenmeni istiyorum. Güven bana.

(MULDER’a bir dosya uzatır.)

MULDER: Bunu kabul edemem. Ya bu, doğru olduğunu bildiğim şeyleri çürütürse.

SCULLY: Mulder, bunlar test sonuçları. Bulduğumuz pençe tırnağının DNA’sı, senin dünyadışı olduğuna inandığın virüsünkiyle tamamen uyuşuyor.

(MULDER dosyayı alır ve içindekilere bakar.)

MULDER: İşte bu bağlantı.

SCULLY: Ve Gibson Praise’ın DNA’sıyla da tamamen uyuşuyor .

MULDER: Dur bir dakika. Anlamadım. Sen Gibson Praise’ın bu virüse yakalandığını mı söylüyorsun?

SCULLY: Hayır. Bu, onun DNA’sının bir parçası. Genetik kalıntı olarak adlandırılır. Pasif, kalıntı DNA. Gibson’da harekete geçmesi bir istisna..

MULDER: Yani, eğer doğruysa, bu, Gibson’ın bir parçasının dünyadışı olduğu anlamına gelecektir.

SCULLY: Hepimizin öyle olduğu anlamına gelir.


SAHNE 20

(Kamera, GIBSON’ı son olarak gördüğümüz fabrikadaki odaya döner. Hala odanın içindedir ve bir borunun yanına işemektedir. Sonra reaktörün içinde, yüksek sıcaklıktaki suya döneriz. Suyun tabanında yaratık bulunmaktadır. Dört parmaklı elinin ve hayvanı andıran yaratık başının kabuk değiştirdiğini görürüz. Son görüşümüz ise beş parmaklı ve daha çok insana benzeyen bir yaratıktır. Ufak bedenli, ancak büyük kafalı ve büyük gözlü. Daha önceki bölümlede, sezon 3’ün başında, SCULLY’nin gördüklerine benzemektedir.)


SON


TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.

Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR