7x10 :: SEIN UND ZEIT

 

SAHNE 1

 

(Bir çocuğun yatak odası. Beş yaşlarında bir kız olan Amber Lynn LaPierre yatağının kenarında dua etmektedir. Anne ve babası Bud ve Billie LaPierre kendisini izlemektedirler.)

AMBER LYNN:

Uyumak için yatağıma yatarken

Tanrının ruhumu koruması için dua ediyorum

Eğer uyanmadan ölürsem

Tanrının ruhumu alması için dua ediyorum

Tanrı annemi korusun, Tanrı babamı ve Büyükanne ve Büyükbaba LaPierre'i ve Büyükanne ve Büyükbaba Dyson'u ve…

BAYAN LAPIERRE: (Gülümseyerek) Pekala, Amber Lynn. Uyku vakti. Haydi. Mike'ı al, tamam mı? Atla bakalım. Seni bir güzel rahat ettirelim. Kozanın içi gibi sıkı olsun.

(Yatağa yatırırlar.)

BAY LAPIERRE: İyi geceler, ufaklık.

AMBER LYNN: İyi geceler, baba. (Öper.) İyi geceler, anne.

BAYAN LAPIERRE: İyi geceler aşkım. (Öper.) Farları kapat bakalım, amber Lynn.

(Amber Lynn gözlerini kapatır. Bayan LaPıerre ışığı kapatır.)

BAYAN LAPIERRE: İşte iyi bir kız.

(Odadan çıkarlarken küçük bir ışık açık kalır. Bayan LaPierre çıkmadan önce kızına sevgi dolu bir şekilde bakar, sonra kapıyı biraz aralık bırakarak odadan çıkar.)

(Bay LaPierre koltukta oturmuş televizyon izlemektedir. Ekranda “Harsh Realm” vardır. Koridorda bir kovalama sahnesi gösterilmektedir.)

TELEVİZYONDAKİ ADAM: Silahını yere at!

BAY LAPIERRE: Bu harika.

(Bayan LaPierre yatak odasına girer. Transa geçmiş gibi durur. Dolaptan kuru temizlemeciden gelen üzeri kağıt kaplı bir askı çıkarır. Bir parça kağıt koparıp masasına gider. Çekmeceyi açar ve kırmızı uçlu bir kalem çıkarır.)

(Oturma odasında Bay LaPierre hala televizyon izlemektedir.)

TELEVİZYONDAKİ ADAM: Bu deneme süreci de nedir?

(Bay LaPierre bir kapının kapandığını duyar.)

TELEVİZYONDAKİ ADAM: Sana olan aşkım için bir test mi?

BAY LAPIERRE: Billie?

(Yanıt gelmez. Ayağa kalkar. Televizyonun sesini kapatır ve yatak odalarına doğru gider. Eşine bakar. Bayan LaPierre kağıdın üzerine şunları yazmaktadır: “Bay & Bayan LaPierre, dikkatlice dinleyin! Kızınızı kaçırdım ve söylediklerimi yapmazsanız onu öldüreceğim. Size vereceğim komutlardan…”)

(Bay LaPierre kızının odasına bakar. Kızının yanına gider.)

(Bayan LaPierre yazmaya devam etmektedir: “…herhangi bir sapma olması durumunda bunun sonucu Amber Lynn'in ölümü olacaktır.”)

(Bay LaPierre kızına bakar. Yüzünde ve boğazında yaralar vardır. Sanki boğularak öldürülmüş gibidir. Bay LaPierre yeniden kızına bakar. Yaralar gitmiştir. Küçük kız uyumaktadır. Adam rahat bir nefes alır.)

(Bayan LaPierre yazmaya devam etmektedir: “Polise giderseniz onu boğarım ve vücudunun parçalarını da size teker teker yollarım. Tek bir kişiye bile bundan bahsederseniz bir daha onu asla canlı göremezsiniz. Aptalca bir şey yapmayın. Noel Baba'ya hiç kimse ateş etmez.”)

(Bay LaPierre kızının üstünü örter ve elleriyle yüzünü siler. Odadan çıkar. Kapı birden arkasından kapanır. Kapının kolunu çevirmeyi dener. Kilitlidir. Bir gölge ya da kara yağ gibi bir şeyin kapının altından sızdığını görür.)

BAY LAPIERRE: Billie! Amber Lynn!

(Bayan LaPierre yazmakta olduğu nottan kafasını kaldırıp bakar. Bay LaPierre kapıyı kırmaktadır. Duvardan bir çerçeve yere düşer. Kapı açılır. Amber Lynn'in yatağı boştur.)

 

SAHNE 2

FBI GENEL MERKEZİ
3.14

 

(Üzerinde kot ve deri ceket olan Mulder asansörden inip Skinner'ın ofisine gider. Bir sürü ajan vardır. Skinner telefonla konuşmaktadır. Yardımcısı kendisine bir kağıt uzatır.)

SKINNER: (Telefonda) Amber Lynn LaPierre, doğru. Federal bir soruşturma yapılıyor… Sacramento, California'daki bir kaçırılma olayıyla ilgili.

(Skinner Mulder'ın kapıda durduğunu görür. Diğer ajanlar da onu görmüşlerdir. Skinner telefonu kapatır ve Mulder'ın yanına gider. Skinner onu gördüğü için pek memnun olmamıştır.)

SKINNER: Neden buradasın, Ajan Mulder?

MULDER: Bu davayı istiyorum.

SKINNER: Elimde bu iş için yeterli olan fazlasıyla ajan olduğundan eminim.

MULDER: (İğneleyici bir şekilde) Oh, bunu görebiliyorum.

SKINNER: Bu bir adam kaçırma olayı, Ajan Mulder. Küçük bir kız yatak odasından alındı. Basit bir FBI işi. Bir X Dosyası değil.

MULDER: Durumdan haberdarım.

SKINNER: Herhangi bir görüş belirtmeden önce olasılıkları elemeye çalışıyoruz.

MULDER: Ben de bundan bahsediyorum-- diğer olasılıkları elemekten.

SKINNER: Davayı sana veremem. Protokolü takip etmem gerekiyor. İlk sıra davranışçıların. Sonra da N.C.M.E.C.'dekilerin.

MULDER: İki, üç, dört saat-- bu dava bir sirke dönecek. Amerika'da bulunan ün peşindeki her avukat bu insanları para almadan temsil etmek isteyecektir. Eğer birisi doğru soruları şu anda sormazsa bu sorular bir daha asla sorulamayabilir.

SKINNER: (Duraksar, saatine bakar) Akşamüstüne kadar vaktin var, Mulder. Ofisimdeki ajanlar… bahis açtılar bile.

(Mulder asansöre doğru yürümeye başlar.)

MULDER: Onun öldüğünü sanıyorlar. Bu konuda bahse girmeyin.

(Skinner Mulder'ın arkasından bakar.)

 

SAHNE 3

SACRAMENTO, CALIFORNIA
8.12

 

(LaPierre ailesinin evinin önü. Olay yerinde medyadan bir sürü kişi vardır. Mulder arabasıyla gelir. Arabadan iner ve muhabirleri tutan memurun yanına gelir.)

MEMUR: Yol açın. Yol açın. Geri çekilin. Geri çekilin. Haydi, biraz daha bayım. Biraz daha.

MUHABİR: (Mulder'a) Afedersiniz, kızı buldular mı? Davada yeni bir gelişme var mı? Kız öldü mü?

2. MUHABİR: Kızlarının kaybolması konusunda aile şüpheli konumunda mı?

(Mulder muhabirlerle ilgilenmez ve eve girer. Evin içinde kısa boylu, gergin bir adam olan Harry Bring kendisini durdurur.)

HARRY BRING: Afedersiniz, basın içeri giremez.

(Mulder kimliğini gösterir.)

MULDER: Özel Ajan Fox Mulder, FBI. Mümkünse Bay ve Bayan LaPierre ile konuşmak istiyorum.

HARRY BRING: Müvekkillerimin söyleyecek bir şeyleri yok. (Kartını uzatır.) Harry Bring. Nasıl yardımcı olabilirim?

MULDER: Bay Bring, kartınızda… kartınızda “emlak hukuku ve nakil işleri” yazıyor. Daha önce hiç cinayet davasına bakmış mıydınız?

HARRY BRING: Bu bir cinayet davası değil.

MULDER: Amber Lynn'in kaybolmasının ardındaki gerçekler ortaya çıkınca öyle olduğu anlaşılabilir.

HARRY BRING: Müşterilerim katil değil ve… ve böyle bir suçlama yapılmasına kızdım.

MULDER: Evet. Eğer müşterilerinize gerçekten yardım etmek istiyorsanız Bay Bring, onlara gerçek bir avukat bulun.

BAY LAPIERRE: Sorun değil, Harry.

(Bay LaPierre koltukta hıçkırarak ağlamakta olan eşini tutmaktadır.)

BAY LAPIERRE: Billie'nin ve benim saklayacak bir şeyimiz yok.

(Mulder çiftin karşısına oturur ve nazikçe konuşmaya başlar. Bayan LaPierre sakinleşir.)

MULDER: Bay ve Bayan LaPierre, benim adım Fox Mulder. FBI'da çalışan bir Özel Ajan'ım ve bunun gibi suçlar konusunda çok fazla deneyimim var. Polise ifade verdiğinizi biliyorum, ancak size bu konuyla ilgili bazı sorular sormak istiyorum. Sizin ve avukatınız için sorun olmayacak şekilde detaylı yanıtlar vermenizi istiyorum. Bulduğunuz not hakkında bir şeyler sormak istiyorum. Onu nerede buldunuz?

BAY LAPIERRE: Kızımın odasında.

MULDER: Ne zaman?

BAY LAPIERRE: Ona bakmaya gittiğimde.

MULDER: Bunun ne zaman olduğunu biliyor musunuz?

BAY LAPIERRE: Sanırım, 21.30'da. Evet, yaklaşık olarak o zaman. Burada televizyon izliyordum.

MULDER: Ne izliyordunuz?

BAY LAPIERRE: Daha önce duymadığım bir şeydi. Güzeldi.

MULDER: Ya siz, Bayan LaPierre?

BAYAN LAPIERRE: (Duraksar ve eşine bakar.) Ben çoktan yatmıştım.

MULDER: Uyuyor muydunuz?

BAYAN LAPIERRE: Tam olarak değil.

MULDER: Koridorun sonunda gördüğüm oda Amber Lynn'in odası mıydı?

BAYAN LAPIERRE: (Fısıldar) Evet.

MULDER: Geceleri evde olsanız da kapılarınızı kilitler misiniz?

BAYAN LAPIERRE: (Başını sallar, ağlamak üzeredir.) Evet.

MULDER: Bahse girerim sokağın başından sonuna kadar olan komşularınızın çoğunu tanıyorsunuzdur. Onlarla aranız iyi midir?

BAY LAPIERRE: Çoğuyla evet.

MULDER: Amber Lynn'i incitmek isteyebilecek biri aklınıza geliyor mu?

(Bayan LaPierre hıçkırır.)

BAYAN LAPIERRE: Hayır.

HARRY BRING: Bu kadar soru yeter. Fazlasıyla yardımcı oldular, ancak bu insanların saklayacak bir şeyleri olmadığını görebilirsiniz.

MULDER: Bay ve Bayan LaPierre, bir şeyi anlamanızı istiyorum, çünkü bundan sonrası çok karışık hale gelecek. Ancak FBI ne söylerse söylesin ya da ne yaparsa yapsın küçük kızınızı bulmak için ellerinden geleni yapmaya çalışacaklardır.

BAYAN LAPIERRE: Pekala.

MULDER: Teşekkür ederim.

(Mulder ayağa kalkar.)

BAYAN LAPIERRE: Ajan Mulder… sizce yapacaklar mı? Onu bulacaklar mı?

MULDER: (Yumuşak bir şekilde) Oh, umarım. Evet… buna inanıyorum.

 

SAHNE 4

22.12

 

(Gece. Bir araba motelin önüne yanaşır. Scully arabadan iner ve kapıyı çalar. Mulder üzerinde giysileriyle yatakta yatmaktadır. Odada sadece televizyonun ışığı vardır. Mulder yattığı yerden kalkmaz.)

MULDER: Kapı açık.

(Scully kapıyı açar. Pek mutlu değildir.)

SCULLY: Mulder?

MULDER: İçeri gir.

SCULLY: Ne yapıyorsun?

MULDER: Düşünüyorum.

SCULLY: Ne hakkında?

MULDER: Amber Lynn LaPierre.

SCULLY: Işığı açmamın sakıncası var mı?

MULDER: (Yumuşak bir şekilde) Evet, var.

(Scully kapıyı kapatır.)

SCULLY: Skinner çok kızgın. Sana.

(Mulder Bay LaPierre'in bir muhabir tarafından takip edilmesini izlemektedir.)

MULDER: Öyle olduğuna eminim.

SCULLY: Akşamüstüne kadar bir rapor bekliyordu. Bekledi. Şimdi de seni bulup onu almam için beni yolladı.

MULDER: Bir raporum yok.

SCULLY: Davada ilerlemeleri gerekiyor. Medya polis bulgularından haberdar ve onları yayınlayacaklar. Aile daha fazla sorgulama için tutuluyor.

MULDER: Onlar suçlu değil, Scully.

SCULLY: Gerçekler aksini söyleyebilir. İçeri zorla girildiğine dair iz yok. Kız kaybolduğunda anne ve babası evdeydi.

MULDER: Notu buldukları yer konusunda yalan söylediler.

SCULLY: Neden?

MULDER: Düşündüğüm şey buydu.

(Televizyonda Jon-Benet Ramsey'in hikayesinden Amber Lynn LaPierre'in hikayesine geçildiği görülür.)

SCULLY: Sorun sadece medya mı yoksa bir masumun ölümüne karşı duyduğumuz hastalıklı tutkumuz mu?

MULDER: O ölmedi, Scully.

(Mulder'ın cep telefonu çalar. Mulder telefonu açar.)

MULDER: (Telefonda) Mulder.

KADIN: (Telefonda) Fox? Benim.

(Mulder şaşırır.)

MULDER: (Telefonda) Anne? Merhaba.

(Bayan Mulder evinde aynı haberi izlemektedir.)

BAYAN MULDER: (Telefonda) Haberleri izliyorum. California'daki şu küçük kız-- oradasın, değil mi?

MULDER: (Telefonda) Evet. İyi misin, anne?

BAYAN MULDER: (Telefonda) Buraya ne zaman döneceksin?

MULDER: (Telefonda) Emin değilim. Ben… Bilirsin. Bilmiyorum.

BAYAN MULDER: (Telefonda) Geri dönünce ara, Fox.

MULDER: (Telefonda) Tamam, arayacağım. Kendine iyi bak anne, tamam mı?

(Telefonu kapatır. Haberlerde şimdi Clinton vardır.)

(Bayan Mulder bir ağacın yanında duran ve içinde genç Mulder ile genç Samantha'nın fotoğrafının olduğu çerçeveye bakar.)

 

SAHNE 5

FBI GENEL MERKEZİ
9.41

 

(Skinner'ın ofisi. Ajanlar adli kanıtlara bakmaktadırlar. Bayan LaPierre'in yazdığı not projeksiyonla yansıtılmıştır.)

SKINNER: Nottan bazı şeyleri belirleyebiliyorduk ve belirledik de. Fiziksel şiddet tehditi var, ancak para ya da fidye isteğinde bulunulmuyor. Not kısa ve koparılmış bir kağıt parçasına yazılmış. Bu da acele davranıldığını ya da planlanmış bir şey olmadığını gösteriyor.

(Mulder ve Scully içeri girince Skinner onlara bakar.)

SKINNER: Kağıt kuru temizlemecilerin yıkanmış eşyaları korumak için kullandığı türden. Notun parçası LaPierre'lerin garajında bulunan parçaya birebir uyuyor. Mürekkep de yine garajda bulunan kaleme uyuyor. Üzerinde bir çift iz bulundu-- Billie LaPierre'e ait izler.

MULDER: Bu onun el yazısı mı?

AJAN FLAGLER: Kalemin cinsi ve kağıdın el yazısını silikleştiren kalitesi yüzünden bunu kanıtlamak zor olacak. Ayrıca yazıyı gizlemeye kalkışılmış gibi görünüyor. Bayan LaPierre'in el yazısından örnekler kullanarak, baskın harf şekillerini görüyorsunuz—“boğarım”daki “b”… “tek bir kişiye…”. “Noel Baba”dakiler de “dolar…”dakilerle uyuşuyor.

(Yazıyı karşılaştırır.)

AJAN FLAGLER: Bir bağlantı kurmak için yeterli.

MULDER: Ama suçlama yapmak için değil.

SKINNER: (Patronluk taslayarak) Bizimle paylaşmak istediğiniz bir bilgi var mı, Ajan Mulder?

MULDER: Bud LaPierre televizyon izlemekte olduğunu ve Amber Lynn'in kaybolduğunu gördüğünde yatağa gitmek için kalktığını söylüyor. Ancak polis raporuna göre ilk görevliler olay yerine vardıklarında televizyon hala açıkmış. Hem anne hem baba Amber Lynn'i yatırmış ve kaçırılmasına kadar geçen süre içerisinde odasından 50 metre bile uzaklaşmamışlar. LaPierre'ler sokakta oturan bütün komşularını tanıyorlarmış-- onlarla araları iyiymiş. Ama hiç kimse Cuma gecesi bir yabancının erken sayılabilecek bir saatte kapıları kilitli ve ışıklandırılmış bir eve girip belli etmeden küçük bir kızı aldığını görmemiş.

AJAN FLAGLER: Kocası eşi için yalan söylüyor.

MULDER: Sanmıyorum.

SKINNER: Neden?

(Mulder nota bakar.)

MULDER: Çünkü bu, o küçük kıza ne olduğunu açıklamıyor.

(Mulder odadan çıkar. Ajanlar birbirlerine bakarlar. Scully önce Skinner'a bakar, sonra Mulder'ın peşinden gider.)

(Scully X Dosyaları ofisinde dosya dolaplarına bakmakta olan Mulder'ın yanına gelir.)

SCULLY: Ne yapıyorsun, Mulder?

MULDER: O kaçırma notunda daha önce gördüğüm bir şey var.

SCULLY: Demek istediğim bu değildi. Bu davayı kişiselleştiriyorsun. Onu kız kardeşinle bir tutuyorsun.

MULDER: (Kendi kendine gülümser) Benim kız kardeşim uzaylılar tarafından kaçırıldı. Uzaylılarla ilgili bir şey söyledim mi, Scully?

SCULLY: Skinner'ın ofisinde bunun için sabrı olmayan bir sürü iyi ajan var.

MULDER: Ben ne yaptım? Mantıklı bir karşı görüş sundum.

SCULLY: Onlara yanıldıklarını söyledin, Mulder.

MULDER: Ve yanılıyorlar.

(Scully'ye bir dosya uzatır. İçindeki notta şöyle yazmaktadır: “Bu çocuğu öldürmek için tereddüt etmem. Aptalca bir şey yapmayın. Noel Baba'ya hiç kimse ateş etmez.”)

MULDER: Pocatello, Idoho, 1978. Tanıdık geliyor mu?

 

SAHNE 6

REDDING, CALIFORNIA

 

(Arabasında oturan bir adam oyun oynayan çocukları kameraya almaktadır. Dikiz aynasında bir Noel Baba figürü sallanmaktadır.)

 

SAHNE 7

IDOHO EYALETİ KADIN HAPİSHANESİ

 

(Kadın hapishanesi. Mulder ve Scully Kathy Lee Tencate'nin hücresine girerler. 30'lu yaşların sonunda, kısa saçlı bir kadındır.)

GARDİYAN: Kathy Lee. Ziyaretçin var.

KATHY LEE TENCATE: Oh, lütfen onları içeri alır mısınız?

MULDER: Merhaba, Bayan Tencate. Adım Ajan Mulder. Bu da Ajan Scully. Oturur musunuz?

KATHY LEE TENCATE: Burası Ritz değil.

MULDER: (Nazik bir şekilde) Birkaç sorumuz vardı. Davanızı gözden geçirdik ve görünüşe göre her şey açıkça ortada. Altı yaşındaki oğlunuz Dan uyurken yatağından alınmış. Daha sonradan sizin tarafınızdan yazıldığı belirlenen ve hayatını tehdit eden bir not bulunmuş. Duruşmada af istemişsiniz, ancak suçlu bulunmuşsunuz ve oğlunuzun cesedi bulunmamış olmasına rağmen 12 yıla mahkum edilmişsiniz.

KATHY LEE TENCATE: Evet, doğru.

MULDER: Hikayenize göre oğlunuzun kaybolduğu gece onun ölümüyle ilgili bir şeyler görmüşsünüz, ancak bunun aklınızın size oynadığı bir oyun olduğunu sanmışsınız. Ancak onu kontrol etmek için yerinizden kalktığınızda yatağında yokmuş. Doğru mu?

KATHY LEE TENCATE: Evet.

MULDER: Yedi yıl hapis yattıktan sonra üç yıl önce hikayenizi değiştirmişsiniz ve oğlunuzu bir delirme anında öldürdüğünüzü itiraf etmişsiniz. Ruhsal bir çöküntü.

KATHY LEE TENCATE: Evet, doğru.

SCULLY: Bunu neden yaptınız?

KATHY LEE TENCATE: Bilmiyorum. Öfke doluydum.

MULDER: Yazdığınız notun bir kopyası yanımda. Onu size göstermemin bir sakıncası var mı?

(Kathy Lee Tencate başını sallar.)

MULDER: En altta bir deyim var. “Noel Baba'ya hiç kimse ateş etmez.”. Bana bunun ne anlama geldiğini açıklayabilir misiniz?

KATHY LEE TENCATE: Bunun anlamı… birisi size bir söz verdiğinde, bir hediye gibi-- Noel Baba gibi-- kimsenin hediye alamama korkusuyla bir şey yapmamasıdır.

MULDER: Üç gün önce küçük bir kız yatağındayken kayboldu. Olay yerine bırakılan not bu. Ona bakıp en altta ne yazdığını söyler misiniz?

KATHY LEE TENCATE: Aynı şey.

MULDER: İki notta da özel bir istekte bulunulmuyor. İki davada da cinayet ya da zorla eve girme kanıtı yok. Ve oğlunuzun davasında olduğu gibi bulunan bir ceset yok.

KATHY LEE TENCATE: Onlara cesedin nerede olduğunu söyledim.

MULDER: Evet, söylediniz, ama söylediğiniz yerde değildi.

KATHY LEE TENCATE: Bunu açıklayamam.

MULDER: Bence açıklayabilirsiniz.

KATHY LEE TENCATE: Açıklayamam.

MULDER: Açıklayamazsınız, çünkü bir şey yapmadınız. Oğlunuzu öldürmediniz ve onu gömmediniz. Bu insanlar gibi yalan söylemekten başka suçunuz yok. Hikayenizi değiştirmenizin tek nedeni buradan çıkmaktı, çünkü şartlı tahliye kurulunun bu ruhsal çöküntü ve pişmanlık hikayesine inanacağını biliyordunuz. Ancak onlar asla, ama asla oğlunun bir anda ortadan kaybolduğunu iddia eden bir kadının hapisten çıkmasına izin vermezlerdi. Şimdi, bu insanların, onlara bir sorun olmadığını söyleyecek birilerine ihtiyaçları var. Onların hikayelerini doğrulayacak birine.

KATHY LEE TENCATE: O kişi ben değilim.

MULDER: Yardımınıza ihtiyaçları var.

(Gardiyan hücreye girer. Mulder ve Scully çıkar.)

SCULLY: Bu son derece sorumsuzcaydı, Mulder. Çizgiyi aştın ve bunun temeli gerçekliğe dayanmıyordu.

MULDER: O kadının oğlunu öldürdüğünü mü düşünüyorsun?

SCULLY: Hukuk mahkemesi tarafından suçlu bulunmuş.

MULDER: Öyleyse on yıl arayla yazılmış iki notun aynı belirsiz deyime sahip olabilmesini nasıl açıklıyorsun?

SCULLY: Bunu açıklayamam, Mulder. Ama tam olarak söylediğim şeyi yapıyorsun. Bu davayı kişiselleştiriyorsun.

MULDER: Hayır, bu davayı çözeceğim. Bunu çözeceğim.

SCULLY: Nasıl?

MULDER: O çocukları bulacağım.

(Bir başka gardiyan onları binadan çıkarır.)

SCULLY: Ya öldülerse, Mulder? Bulmak istemediğin bir şeyi aramaya gitme.

(Kathy Lee Tencate yatağında ağlamaktadır. Başını kaldırır ve hücresinin içindeki küçük bir çocuğun kendisine baktığını görür. Çevresinde bir ışık huzmesi vardır. Çocuk ortadan kaybolur. Ayağa kalkar ve hücresinin demirlerine yaklaşır.)

KATHY LEE TENCATE: Gardiyan. Gardiyan, lütfen onları geri getirir misin? Gardiyan! Konuşmam gerekiyor.

 

SAHNE 8

 

MULDER: (Makinedeki sesi) Ben Fox Mulder. Bir mesaj bırakın. Size dönmeye çalışacağım.

(Sinyal sesi gelir. Evinde Teena Mulder oğlunun ve kızının fotoğraflarına bakmaktadır. Bir tanesini çerçeveden çıkarır ve yanması için çöpe atar.)

TEENA MULDER: (Makinedeki sesi) Fox, ben annen. Döndükten sonra aramanı umuyordum, ama senden haber alamadım. Meşgul olduğuna eminim. İçimde o kadar fazla his var ki, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Günün birinde anlamanı umduğum nedenler yüzünden pek çok şeyi söylemedim.

 

SAHNE 9

 

(Bir polis merkezi ya da avukatın ofisi. Mulder içeri girer. Harry Bring, Bay ve Bayan LaPierre de oradadır.)

HARRY BRING: Bu son derece sıra dışı.

(Mulder kapıyı kapatır.)

HARRY BRING: Burada ne yaptığınızı bilmek istiyorum.

MULDER: Müvekkillerinizin görmesini istediğim bir şey var.

HARRY BRING: Öncelikle bunun ne olduğunu bilmek istiyorum.

MULDER: (Video'ya bir kaset koyar.) Noel Baba'ya ateş etmeyin, Bay Bring. Bunu siz de görmek isteyeceksiniz. (LaPierre'lere) Bir sırrı paylaştığınıza inanıyorum.

KATHY LEE TENCATE: (Kasette) Ben bunu yapıyorum, çünkü bunun doğru olduğunu hissediyorum. Neler yaşadığınızı biliyorum ve başıma gelen şeyin sizin de başınıza gelmesini istemiyorum. Size sadece küçük kızınızın iyi olduğunu söylemek istiyorum. (Bayan LaPierre hıçkırır.) Ve gerçekten korktuğunuzu biliyorum, çünkü ben de korktuğum şeyler gördüm. Bırakın onları yazmayı, yazdığım o kelimeleri düşündüğümü asla hatırlamamam dışında bunların açıklayamam. Sanki elimi kullanarak kendi kendilerine yazılmış gibiydiler. Ama emin olduğum bir şey var, kalbimde oğlumun güvende ve korunmakta olduğunu ve çok daha iyi bir yere gittiğini hissediyorum.

(Bayan LaPierre ağlar.)

 

SAHNE 10

BİLİNMEYEN BİR YER

 

(Birden fazla monitörde gülen çocukların ve Amber Lynn'in görüntüleri vardır. Bazıları haberlerdendir.)

HABERCİ: Amber Lynn LaPierre'in ailesi ilgili söylentiler ve şüphelerden sonra bugün kanıt yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldı. Sacramento polisine verdikleri yeni ifadelerde kızlarının kaçırılmasının arkasında doğaüstü güçlerin olduğunu iddia etmeleri yetkililerin kafasını karıştırdı. Evlerine döndükleri görülen LaPierre'ler yorum yapmaktan kaçındı…

(Odaya bir adam girer ve televizyondakileri izlemeye başlar. Ekranlardan birinde Mulder'ın röportajı vardır.)

MULDER: …Federal soruşturma devam edecek, ancak bundan sonra LaPierre'lerin ana şüpheli olmaları üzerine yoğunlaşmayacak. Amber Lynn'i arama çalışmaları arttıracağız ve güvenli bir şekilde döneceğini umuyoruz.

(Sahne değişir. Skinner ve Mulder Skinner'ın ofisinde haberleri seyretmektedirler.)

SKINNER: (Video'yu durdurur.) Araştırmayı nereye doğru arttıracağız? Alacakaranlık Kuşağı'na doğru mu?

MULDER: Birbirinin fikirlerini destekleyen tanıklar var.

SKINNER: Eyalet hapishanesinde.

MULDER: Bu iki kadın arasında önemli bir bağlantı var.

SKINNER: Aralarındaki tek bağlantı sensin, Ajan Mulder. Bu iş için kendilerini yırtan insanlar var, Ajan Mulder. Sen suçlu bulunmuş katillerden Grimm masalları dinlerken onlar sağlam, gerçek delilleri topluyorlar.

MULDER: Bu çok saçma. Bu gerçek dünyanın yöntemleriyle anlaşılamaz.

SKINNER: Benim içim gerçek dünyayla, Ajan Mulder. Bu davada çözümün bir parçası olmak için yalvardın. Yaptığın tek şey elimizdeki yegane suçluları Twinkie Savunması'nın ellerine teslim etmek oldu.

(Scully odaya girer.)

SCULLY: Efendim?

SKINNER: (Çok sinirlenmiştir.) Ne var? Ne oldu, Ajan Scully?

SCULLY: Ajan Mulder'la bir şey konuşmam gerekiyor.

SKINNER: Bu iş bekleyebilir.

SCULLY: Hayır efendim, bekleyemez.

MULDER: Ne oldu, Scully?

SCULLY: Mulder, annen ölmüş.

(Mulder ona bakar.)

 

SAHNE 11

BAYAN MULDER'IN EVİ
GREENWICH, CONNECTICUT

 

(Bayan Mulder'ın evi. Bazı memurlar mutfakta araştırma yapmaktadırlar. Mulder içeri girer. Arkasından Scully gelmektedir. Mulder mutfaktaki memurlardan birinin yanına giderek onunla konuşur. Scully endişeli bir şekilde Mulder'ı izlemektedir. Adli tıp görevlilerinden birisi Mulder'a boş bir ilaç kutusu uzatır. Mulder yatak odasına girer. Scully onu takip eder.)

SCULLY: Mulder?

MULDER: Buradayım.

SCULLY: Ne oldu?

MULDER: (İlaç kutusunu göstererek) Diazepam. Onları uyumak için kullanıyordu.

SCULLY: Bir not var mıymış?

MULDER: (İç çekerek “hayır”, der.) Ben California'dayken aramıştı. Konuşmak istemişti, ama ben onu tekrar aramadım.

SCULLY: Mulder…

MULDER: (Kafası karışmıştır.) Bunu neden yapsın ki? Hiç mantıklı gelmiyor.

(Mulder dolaba doğru gider.)

SCULLY: Hiçbir zaman gerçek nedeni bilemeyiz.

MULDER: Hayır, kendisini öldürmezdi. (Boş çerçevelere bakar.) Bu fotoğraflar neden yerlerinde değiller? Burada fotoğraflar vardı. Kız kardeşimin ve benim fotoğraflarım. Bizden geriye kalan bir tek bunlar vardı ve şimdi kayıplar. Neden…?

(Mulder yatağa oturur. Gözlerini kapatır ve iç çeker. Scully de yatağa oturur.)

MULDER: Beni haberlerde görmüş. Kaybolan kız Amber Lynn hakkında konuşmak istiyordu. Bana onunla ilgili bir şeyler söylemek istiyordu. Belki de bana telefonda söyleyemezdi, çünkü ona bu tür bir şey yapmalarından korkuyordu.

SCULLY: Kim?

MULDER: (Mantıklı bir açıklama yapmaya çalışır.) Kız kardeşimi kim kaçırdıysa. Şuraya bir bak. Yani sanki… Bir sahne kurulmuş gibi. Haplar, fırın, kaset. Bu kötü bir film senaryosu. Buraya gelmiş ve onu tehdit etmişlerdir. Rahatsız olmuştur. Onu uyuşturmak zorunda kalmışlardır. Bedeninde bu haplar dışında bir iğne deliği ya da onun gibi bir şey var mı diye bakardım.

SCULLY: (Ayağa kalkar.) Oh, hayır, Mulder. Lütfen benden bunu yapmamı isteme.

MULDER: Scully, başka kimden isteyebilirim?

SCULLY: Bir otopsi mi, Mulder? Yani bunu bir yabancıya yapmak başka bir şeydir, ama sen benim arkadaşımsın ve o da senin annen…

MULDER: Biliyorum, ama bunu yapmazsan gerçeği asla öğrenemeyebilirim.

(Birbirlerine bakarlar. Scully iç çeker.)

 

SAHNE 12

 

(Hapishane. Bir gardiyan Mulder'ın Kathy Lee Tencate'nin hücresine girmesine yardımcı olur.)

MULDER: (Yorgundur, yavaşça) Bir şeyler gördün. Onları anlamam gerekiyor.

KATHY LEE TENCATE: Sana bir şey olmuş.

MULDER: Annem öldü. Nedenini biliyorsun.

(Başını sallar.)

MULDER: Bak, sana yardım edebilirim. Senin için şartlı tahliye komisyonuyla konuşabilirim. Ama şu anda bana yardım etmen gerekiyor.

KATHY LEE TENCATE: Ne İstediğini anlamıyorum.

MULDER: Kazayla buraya gelmedim. Kız kardeşim benden uzaklaştırıldı… sekiz yaşındayken… tıpkı oğlunun senden uzaklaştırıldığı gibi.

KATHY LEE TENCATE: :Kız kardeşin şu anda nerede?

MULDER: (Hafifçe güler.) Bilmiyorum.

KATHY LEE TENCATE: Annen biliyordu, değil mi?

MULDER: Bunu neden soruyorsun?

KATHY LEE TENCATE: Sana söylemeye çalışıyordu.

MULDER: Neyi söylemeye çalışıyordu?

KATHY LEE TENCATE: Onları gördüğünü.

MULDER: Kimi?

KATHY LEE TENCATE: Bedene girenleri. Yeni evler arayan eski ruhlar. Kız kardeşin de onların içinde.

MULDER: Onları görebiliyor musun?

KATHY LEE TENCATE: (Gülümser) Evet. Ama bazen çok zor oluyor, çünkü ay ışığında yaşıyorlar.

MULDER: (Duraksar, inanmamış gibidir) Kız kardeşim öldü mü?

KATHY LEE TENCATE: Ruhunu tıpkı benim oğluma yaptıkları gibi hayatta acı çekmesin diye korumak için aldılar.

MULDER: Onları nereye götürüyorlar? Oğlunu? Şu küçük kızı, amber Lynn LaPierre'i?

KATHY LEE TENCATE: Bilmiyorum. Ama iyiler. Kız kardeşinin de orada olduğundan eminim.

(Mulder iç çeker.)

 

SAHNE 13

 

(“Noel Baba'nın Kuzey Kutbu Kasabası – Yıl Boyunca Noel'in olduğu yer” Bir araç yanaşırken çocuk gülüşmeleri ve konuşmaları duyulur. Çocuklar araçtan inip bir ağıldaki Ren geyiğini görmek için koşarlar. Dünyadan Bıkmış Baba onları takip eder.)

KÜÇÜK KIZ: Bu Rudolph değil.

KÜÇÜK OĞLAN: Hepsinin adı var mı?

KÜÇÜK KIZ: Yok. Yok.

KÜÇÜK OĞLAN: (Şarkı söyler.) Kırmızı burunlu Ren geyiği Rudolph'un parlayan bir burnu vardı.

ÇOCUKLAR: Ampul gibi! Kırmızı burunlu Ren geyiği!

KÜÇÜK OĞLAN: Bunu söyleyemezsin.

KÜÇÜK KIZ: Evet, söyleyebilirim.

KÜÇÜK OĞLAN: Hayır, söyleyemezsin.

KÜÇÜK KIZ: Söyleyebilirim.

KÜÇÜK OĞLAN: Hayır, söyleyemezsin.

(40'lı yaşların sonunda olan Göbekli Adam ağıla gelir.)

DÜNYADAN BIKMIŞ BABA: Hey, dostum. Çocuklar Noel Baba'yı görmek istiyorlar. Durum nedir?

GÖBEKLİ ADAM: İnişe geçiyor.

KÜÇÜK KIZ: Noel Baba'yı göreceğiz!

(Çocuklar neşeyle bağırışırlar. Göbekli adam bir binaya girer. Odanın içinde daha önceden gördüğümüz monitörler vardır. “Good King Wenceslas” çalmaktadır. Göbekli Adam giysilerini değiştirmeye başlar.)

 

SAHNE 14

 

(Mulder'ın dairesi. Mulder'ın üzerinde kot ve gri bir t-shirt vardır. Telesekreterindeki mesajları sürekli başa sarıp tekrar tekrar dinlemektedir.)

TEENA MULDER: (Sesi) Fox, ben annen. Döndükten sonra aramanı umuyordum, ama senden haber alamadım. Meşgul olduğuna eminim. İçimde o kadar fazla his var ki, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Günün birinde anlamanı umduğum nedenler yüzünden pek çok şeyi söylemedim.

(Kaseti yeniden başa sarar ve başını telesekretere yaklaştırır. Arka planda bir ses olup olmadığını duymak ister gibidir.)

TEENA MULDER: (Sesi) İçimde o kadar fazla his var ki, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Günün birinde anlamanı umduğum nedenler yüzünden pek çok şeyi söylemedim.

(Başını makineye doğru eğer. Kapı çalar. Gelen Scully'dir. Son derece üzgün ve yorgun görünmektedir.)

MULDER: Gelmene sevindim. Annem bana bir şey anlatmaya çalışıyormuş. Sanırım anladım. Kız kardeşimle ilgili bana söyleyemediği bir şey.

(Kaseti Scully'ye dinletir.)

TEENA MULDER: (Sesi) Günün birinde anlamanı umduğum nedenler yüzünden pek çok şeyi söylemedim.

MULDER: California'daki bu davayla birlikte öğreneceğimi biliyordu.

SCULLY: Bunu nasıl bilebilir, Mulder?

MULDER: Tüm mantıklı açıklamalara karşı gelerek iz bırakmadan – kanıt olmadan - ortadan kaybolan bir çocuk mu? Devam etmemi sağlayan şeyi biliyordu-- daima neye inandığımı.

SCULLY: (Mulder'a doğru yürür.) Mulder…

MULDER: Scully, bu aileler… (acıyla yutkunur)… çocuklarını kaybeden bu aileler… Oğullarını ve kızlarını hiç gerçekleşmemiş olan, ancak otomatiğe bağlanmış el yazıları ile yazılmış notlarla anlatılan senaryoların içinde gördüler ve bu kelimeler çocukları koruyan eski ruhlar aracılığıyla geldiler. Annem de böyle bir not yazmış olmalı. Kız kardeşimin kaybolmasını, uzaylılar tarafından kaçırılmasını tanımlayan bir senaryo. Görmüyor musun, Scully? Böyle bir şey hiç olmadı. Gördüğümü sandığım her şey… üstesinden gelmemde bana yardımcı olmak içindi. Bu kayıpla başa çıkmama yardımcı olmak için, ama… kız kardeşimi yanlış yerde arıyordum. Annemin bana söylemeye çalıştığı şey buydu. Beni hakkında uyarmaya çalıştığı şey buydu. Onu bu yüzden öldürdüler.

(Scully Mulder'ın karşısında oturmaktadır.)

SCULLY: Mulder, annen kendisini öldürmüş. Otopsiyi yaptım. İlacı olmayan bir hastalık yüzünden ölüyormuş. “Paget's Carcinoma” adında tedavi edilemeyen ve sakat bırakan bir hastalık. Biliyormuş. Doktor kayıtları var. Yaşamak istememiş.

(Mulder bir an Scully'ye bakar. Sonra elleriyle yüzünü kapatır. Birden ayağa kalkar ve masayı sarsmaya başlar. Scully onu sakinleştirmek için koluna dokunur. Mulder geriye çekilir.)

SCULLY: Mulder…

MULDER: Bana bir şey söylemeye çalışıyordu. Bana… (ağlarken sesi çatlar) bir şey söylemeye çalışıyordu.

(Neredeyse Scully de ağlayacaktır.)

SCULLY: Mulder, sana dur demeye çalışıyordu. Kız kardeşini aramayı bırakmanı. Sadece acını almaya çalışıyordu.

(Mulder Scully'ye döner ve beline sarılarak ağlar. Scully ona sarılır ve yavaşça ileri geri sallanır.)

 

SAHNE 15

LAPIERRE'LERİN EVİ
23.17

 

(Yatak odası. Bay LaPierre yatar ve eşine sarılır. Bayan LaPierre başını kaldırır ve çevresinde hafif bir ışık olan Amber Lynn'in yatak odasında durduğunu görür. Amber Lynn'in dudakları bir şey söylüyormuş gibi oynar.)

 

SAHNE 16

 

(Ertesi sabah. Mulder'ın dairesinin kapısı çalar. Scully kapıyı açınca Skinner'ı görür. Scully'nin üzerinde hala aynı giysiler vardır. Son derece yorgun görünmektedir.)

SKINNER: Merhaba.

SCULLY: Merhaba.

SKINNER: (Daireye bakar.) O nasıl?

SCULLY: Onun için zor bir geceydi.

(Duraksar.)

SKINNER: Billie LaPierre onu soruyordu. Söyleyeceği bir şey varmış ve sadece Mulder ile konuşacakmış.

SCULLY: Bu iyi bir…

(Scully durur ve arkadan gelmekte olan Mulder'a bakar.)

MULDER: Ne oldu?

SKINNER: Bu dava kızıştı. İkimiz için uçuş rezervasyonu yaptırdım.

(Scully Mulder'a bakar. Mulder başını sallar ve içeri girer. Scully Skinner'a bakar.)

SCULLY: Öyleyse üç kişilik rezervasyon yaptırsanız iyi olur.

 

SAHNE 17

 

(LaPierre'lerin yatak odası. Bayan LaPierre uyumaktadır. Eşi onu nazikçe uyandırır.)

BAY LAPIERRE: Tatlım, uyan. Geldi. İçeri girin, Ajan Mulder.

(Mulder ve Scully içeri girerler.)

MULDER: (Scully'yi göstererek) Sorun yok. Yardım etmek için geldi. Burada ne oldu, Billie?

BAYAN LAPIERRE: Kızımı bu odada gördüm. Tam orada duruyordu. Yemin ederim. Büyükannesinin ona verdiği pijamaları giyiyordu… bana bir şey söylüyordu.

MULDER: Ne söylüyordu?

BAYAN LAPIERRE: Bilmiyorum. Dudakları hareket ediyordu, ancak duyamıyordum. (Hıçkırır.) “74” dediğini sandım.

MULDER: “74” mü? Sayı olarak mı “74”? Bu sizin için bir anlam ifade ediyor mu?

(Bayan LaPierre başını sallar.)

MULDER: (Pek umutlu olmayan bir şekilde) 74 sizin için bir anlam ifade ediyor mu, Bay LaPierre?

(Başını sallar.)

(Mulder, Scully ve Skinner evden çıkarlar.)

MULDER: Eve gidelim.

SCULLY: Mulder, buraya daha yeni geldik.

MULDER: Bu insanların kızlarını canlı bulamayacağız.

SCULLY: Bunu nereden biliyorsun?

MULDER: Duyduğumuz şey-- gerçeği kabul etmek istemeyen insanların konuşması.

SKINNER: Sence çocuklarına ne olduğunu biliyorlar mı?

MULDER: Belki öyle, belki de değil. Ancak bir hayalet gördükten sonra hala onu canlı bulmayı umamazsınız. İkisi de doğru olmayabilir. Ve eğer bu küçük kızın ruhu gerçekten annesine göründüyse o zaman muhtemelen bunun tek bir açıklaması vardır.

SKINNER: Kızlarının öldüğünü düşünüyorsun.

SCULLY: Ya yazılan not?

MULDER: (Üzgündür ve yorgundur) Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum. Artık gerçeğin ne olup ne olmadığını da bilmiyorum. Doğru bir yargıya ulaşmamı engelleyecek kadar bu davanın içindeyim. Aslında sizden beni bu davadan almanızı isteyeceğim ve biraz da izin almak istiyorum.

(Mulder arabaya doğru yürürken Scully ve Skinner birbirlerine bakarlar.)

(Daha sonra, Skinner, Scully ve Mulder yolda gitmektedirler. Mulder arka koltukta oturmuş dışarıya bakmaktadır. Şöförün yanında oturan Scully endişeli gözlerle Mulder'a bakar. 74 numaralı yolu gösteren bir levhanın yanından geçerler. Scully bir an düşünür ve torpido gözünden bir yol haritası çıkarır.)

SKINNER: Ne oldu?

(Scully haritadaki 74 numaralı yolu takip eder. Yol “Noel Baba'nın Kuzey Kutbu Kasabası”na gitmektedir.)

SCULLY: Noel Baba.

MULDER: Ne?

SCULLY: Durun. Dönün.

(Skinner söyleneni yapar.)

(Noel Baba'nın Kuzey Kutbu Kasabası'na gelirler. Skinner dışarıda etrafa bakmaktadır. Kimse yok gibi görünmektedir. Mulder ve Scully Noel süslerinin yanından geçerler ve video'ların olduğu bir odaya girerler. Skinner'ın etrafta dolaştığını görürler.)

MULDER: Kasetlerin bazıları 1960'lara kadar gidiyor.

(Video'ya bir kaset koyarlar.)

MULDER: Sanırım burada ne bulacağımızı biliyorum. Annemin korktuğu şey buydu. Kız kardeşim.

(Kasetlerden birini izlerler. Çocuklar Ren geyiğine bakmaktadırlar. Küçük kızlardan biri Amber Lynn LaPierre'dir.)

SCULLY: Bu Amber Lynn LaPierre. Kaset kaybolmasından iki gün önce kaydedilmiş.

(Mulder monitörlerden birinde birini görür. Göbekli Adam kapıyı çarpıp kilitlerken arkasını döner. Mulder kapıyı kırarak açmaya çalışır. Skinner Göbekli Adam'ın koştuğunu görür ve peşine düşer.)

SKINNER: Hey!

(Skinner Göbekli Adam'ı takip eder. Mulder kapıyı açar. Scully ile birlikte adamın peşine düşerler.)

SKINNER: Dur!

(Skinner havaya ateş eder. Göbekli Adam olduğu yerde durur ve dizlerinin üzerine çöker.)

SKINNER: Ellerini kaldır.

(Scully adama kelepçe takarken Skinner silahını ona doğru doğrultmuş bir şekilde durmaktadır.)

SCULLY: Adın ne?

GÖBEKLİ ADAM: Ed… Scruloff…

SCULLY: Tutuklusun. Sessiz kalma hakkın var. Söyleyeceğin her şey mahkemede aleyhine delil olarak kullanılacaktır. Avukat tutma ya da sorgu sırasında yanında avukat bulundurma hakkın var. Eğer…

(Mulder korkuyla çevresine bakar.)

MULDER: Scully.

(Scully ve Skinner ona bakarlar. Çevrelerinde içerisine bir çocuğun sığabileceği büyüklükte mezarlar vardır.)

 

DEVAM EDECEK...





TheXFiles-TR isminin kullanım hakları İzmir 14. Noterinden alınan belgeyle sayfamız adına kayıt altına alınmıştır. TheXFiles-TR isminin başka kişi,kurum ve Internet siteleri tarafından kullanılması yasaktır. Site içerisinde yer alan tüm haber, metin, ve diğer içerik thexfiles-tr.net 'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. Sitemizin Beyin Atölyesi, Fanfic, Fanart bölümlerinde yayınlanan yazı, resim vb. eserlerin sorumlulukları, sahiplerine aittir. Alıntı, kopya olduğu anlaşılan eserler derhal silinecektir.

Bu site The X Files hayranları tarafından hazırlanmış, dizinin Türkiye'deki hayranlarına kaynak teşkil etmesi için tamamen amatör sebeplerle oluşturulmuş bir sitedir. 1013 Productions ve 20th Century Fox ile hiçbir bağlantısı yoktur. The X Files ile ilgili tüm haklar, bu şirketlere aittir.



Copyright © 1999-2006 TheXFiles-TR